Bir takipçim şöyle sordu:
“Neden iyi bir çocuk doktoru bulamıyoruz? Boy, kilo, baş çevresi bakılıp gönderiliyoruz. Çocuk gelişimi, oyun, konuşma gibi konularda hiç bilgi verilmiyor.”
Bu soru aslında birçok ebeveynin içinde büyüyen ama çoğu zaman dile getirilmeyen bir sorgulama.
Ben bu soruya, dün yaşadığım gerçek bir muayene üzerinden cevap vermek isterim.
Dün 18 aylık bir çocuğum vardı.
Boyuna baktık.
Kilosuna baktık.
Baş çevresine baktık.
Ama orada durmadık.
Çünkü 18 aylık olmasına rağmen sadece 1–2 kelimesi vardı.
Bu nedenle gelişimi daha yakından değerlendirmek için GİDR Gelişimsel Değerlendirme yaptım.
Dil, oyun, sosyal iletişim, motor beceriler, öz bakım…
Sadece rakamlara değil, çocuğun bütününe baktık.
Peki neden bu yaklaşım her yerde mümkün olmuyor?
1️⃣ Doktor az, çocuk çok
Ülkemizde çocuk sayısı fazla, doktor sayısı ise sınırlı.
Bu sadece bize özgü bir durum değil; dünyanın birçok yerinde uzman doktora ulaşmak kolay ve ucuz değildir.
Bu nedenle çoğu ülkede basamaklı sağlık sistemi vardır:
- 1. basamak: Aile hekimleri, pratisyen hekimler
- 2. basamak: Uzman doktorlar (gerektiğinde)
Türkiye’de ise bu sistem etkin işlemediği için uzman doktora doğrudan başvurmak çok kolay.
Bu ilk bakışta hasta açısından avantaj gibi görünse de bazı ciddi handikapları beraberinde getiriyor:
- Çocuk doktorları çok fazla hasta bakmak zorunda kalıyor
- Her çocuğa ayrılan süre kısalıyor
- Bütüncül değerlendirme için zaman kalmıyor
Bu, “doktor ilgisiz” olduğu için değil; zamanın yetmemesi nedeniyle oluyor.
2️⃣ Her çocuk doktorunun yaklaşımı farklıdır
Her doktor;
- Aldığı eğitime
- Mezun olduğu okula
- Çalıştığı kurumlara
- Edindiği deneyimlere
- Ve kendi kişisel iletişim tarzına göre şekillenir
Ülkemizin tıp eğitimi genel olarak güçlüdür.
Birçok meslektaşım yurt dışında rahatlıkla çalışabilmekte ve çok değerli işler yapmaktadır.
Bu, aldığımız eğitimin kalitesinin bir göstergesidir.
Ben kendi adıma şanslıyım:
- Hacettepe Üniversitesi mezunuyum
- Orada Denver Gelişimsel Tarama Testi’nin Türkiye standardizasyonu sürecinde gönüllü olarak yer aldım.
- Ankara Üniversitesi’nde uzmanlık eğitimi aldım
- Gelişimsel pediatri alanında çalışma fırsatı buldum.
- Uluslararası GİDR (Gelişimi İzleme ve Destekleme Rehberi)’nin hazırlanma sürecine tanıklık ettim
- Uygulayıcısı ve eğiticisi oldum
- Meslektaşlarıma ve çocuk gelişim uzmanlarına yönelik eğitimler verdim.
Çocuk gelişimi ve gelişimsel pediatri, özellikle hassas olduğum ve kendimi geliştirmeye çalıştığım alanlar.
Bu benim kişisel ilgi alanım ve tercih ettiğim yol.
3️⃣ Zaman, verilen hizmetin içeriğini belirliyor
Devlet hastanesinde 3–4 dakikada,
Özel hastanede 10–15 dakikada,
Muayenehanede 30–40 dakikada…
Hedefimiz her zaman aynıdır: çocuğun iyiliği.
Ama ayırabildiğiniz süre kısıtlıysa, hangi alanlara odaklanacağınızı seçmek zorunda kalırsınız.
Ateş, enfeksiyon, akut hastalıklar öncelik kazanır.
Ne yazık ki bu koşullarda çocuk gelişimi, oyun, dil, zihinsel gelişim çoğu zaman geri planda kalır.
Ben kendi tercihim doğrultusunda, her hastamda bu alanları da gözetmeye çalışıyorum.
Devlet hastanesinde bu şartları değiştiremeyeceğimi bildiğim için orada çalışmamayı tercih ettim.
Bu, orada çalışan meslektaşlarımın “iyi olmadığı” anlamına gelmez.
Aksine;
Bu kadar yoğunluk içinde çok sayıda çocuğa dokunmak, sağlık sorunlarını çözmek de son derece kıymetli bir tercihtir.
Son söz: Beklenti ve ihtiyaçlar önemli
Burada ailelere düşen önemli bir nokta var:
Beklentinizi ve ihtiyacınızı netleştirmek.
- Sadece akut bir sorun mu?
- Gelişim, konuşma, oyun, davranış gibi alanlarda da destek mi istiyorsunuz?
- Daha uzun zaman ayrılmasını mı bekliyorsunuz?
Bu soruların cevabına göre doğru hekimi bulmanız çok daha kolay olur.
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:
Beklentinizi ve ihtiyaçlarınızı karşılayan bir çocuk doktoru mutlaka vardır.
Önemli olan, aradığınız şeyin ne olduğunu bilmek ve buna göre seçim yapmaktır.
Yazının başında örnek verdiğimi çocuğumun durumunu merak ettiyseniz:
Konuşma yani anlatım dili dışındaki tüm alanlarda maşallahımız var. Göz teması ve iletişim konusunda iyi olunca otizm gibi daha hassas tanılardan uzaklaştık. O konuda rahatız.
Konuşma ve kendini ifade etmesi için nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattık, ekranı kapatmayı, faydası olacak örnek oyunları, etkileşimli kitap okumayı vurguladık. 2 ay sonra bunların sonucuyla tekrar değerlendirme yapacağız 🙂
Sağlıkla kalın
Dr. Erdal PAZAR








