Son dönemde kızamıkçık aşısı ile ilgili tartışmalarda, aşının geliştirilme sürecinde yer alan Stanley Plotkin’in, geçmişte yapılan bazı insan çalışmaları nedeniyle suçlandığını görüyoruz. Bu eleştiriler, özellikle deney aşamasındaki uygulamaların yetim, mahkûm ya da sömürge altındaki çocuklar üzerinde yapılmış olması üzerinden şekilleniyor.
Bu noktada iki gerçeği aynı anda konuşabilmeliyiz.
1️⃣ Kızamıkçık Hastalığı: “Hafif” Görünüp Ağır Hasar Bırakan Bir Enfeksiyon
Kızamıkçık çoğu çocukta hafif seyredebilir; ancak gebelikte geçirildiğinde sonuçları yıkıcıdır.
📌 Aşı öncesi dönemde:
- 1964–1965 salgınında yalnızca ABD’de
- ≈12,5 milyon kızamıkçık vakası
- ≈11.000 fetal ölüm
- ≈20.000 Konjenital Kızamıkçık Sendromu (KKS) vakası bildirildi.
- KKS;
- Doğuştan kalp hastalıkları
- İşitme kaybı
- Katarakt ve körlük
- Zihinsel gelişim geriliği
- Yaşam boyu süren engelliliklerle sonuçlanıyordu.
📌 Aşılama sonrası:
- Yaygın kızamıkçık aşılaması yapılan ülkelerde
👉 KKS vakaları %99’dan fazla azaldı - Birçok ülkede yerli (endemik) kızamıkçık tamamen ortadan kalktı
- Her yıl on binlerce bebeğin sakat doğması önlendi
Bu, tartışmasız bir halk sağlığı kazanımıdır.

2️⃣ Etik Tartışmalar: Görmezden Gelinemez Ama Çarpıtılamaz
Şunu açıkça söylemek gerekir:
❌ Yetim, savunmasız ya da korunmasız çocuklar üzerinde yapılan etik dışı uygulamalar bugün kabul edilemez.
❌ Bu tür örnekler bilim tarihinde vardır ve üstü örtülmemelidir.
Ancak şu soruyu sormak zorundayız:
60 yıl önceki uygulamaları, bugünün etik kurallarıyla yargılamak ne kadar adildir?
📍 1950–60’lı yıllarda:
- Helsinki Bildirgesi yeni yeni şekilleniyordu
- Etik kurullar, onam süreçleri ve izleme mekanizmaları bugünkü gibi değildi
- Afrika ve Asya’da:
- Bebek ölüm hızları çok yüksekti
- Salgın hastalıklar kontrolsüzdü
- Sağlık hizmetlerine erişim yok denecek kadar sınırlıydı
Bu koşullarda yapılan bazı çalışmalar gönüllülük temelli olarak yürütüldü.
Doğru muydu? → Tartışılır
Bugün kabul edilebilir mi? → Hayır
3️⃣ Bilimsel Gerçek: İnsan Çalışmaları “Sıfır Noktasından” Başlamaz
Aşı ve ilaç geliştirme süreçlerinde şu temel ilke vardır:
🔬 İnsan çalışmaları, öncesinde:
- Laboratuvar (in vitro) aşamalarından
- Hayvan deneylerinden
- Güvenlik verilerinden geçmeden başlatılmaz
👉 Tamamen zararlı olduğu bilinen bir maddeyle ilk aşamada insan deneyine geçilmez.
Bu, o dönem için de geçerliydi.
Bugün standartlar çok daha katı; bu da bilimin etik olarak evrildiğinin göstergesidir.
4️⃣ Büyük Resim: Eleştiri Ayrı, Sonuç Ayrı
- ✔ Etik dışı uygulamaları aklamak zorunda değiliz
- ✔ Bilim insanlarını putlaştırmak zorunda değiliz
- ✔ Geçmiş hatalardan ders çıkarmak zorundayız
Ama aynı zamanda:
- ❗ Kızamıkçık aşısı sayesinde milyonlarca çocuğun sakat doğması önlenmiştir
- ❗ Bugün gebelikte kızamıkçık korkusu yaşamıyorsak, bu aşılama başarısıdır
- ❗ Bilim, kusursuz insanlar tarafından değil; hatalardan öğrenerek ilerleyen bir süreçle gelişir
Sonuç
Bugünün etik standartlarıyla geçmişi eleştirmek kolaydır,
ama bugünün sağlıklı çocukları, dünün eksik ama cesur bilimsel adımlarının sonucudur.
Doğru olan;
🔹 etik dışı uygulamaları reddetmek
🔹 bilimi şeffaflıkla sorgulamak
🔹 ama kanıta dayalı halk sağlığı kazanımlarını inkâr etmemektir
Gerçekler siyah-beyaz değildir.
Bilim tarihi de öyle.
Dr. Erdal PAZAR








